D-Frag! tam anlamıyla kaosun vücut bulmuş hali; sınıf değil sanki akıl sağlığı test laboratuvarı. Sürekli patlayan absürt şakalar, karakterlerin kendi ciddiyetini bile ciddiye almaması ve hiç düşmeyen tempo var. Özellikle okul kulübü sahneleri “ben n...
Ao no Orchestra
Ao no Orchestra, ya da uluslararası adıyla Blue Orchestra, müziğin ruhu iyileştirici gücünü ve tutkunun yeniden alevlenmesini merkeze alan, izleyiciyi...
İNCELE & TARTIŞCANLI AKIŞ
Tümü“Oroka na Tenshi wa Akuma to Odoru”, kısaca, “melek kılığında psikopat, iblis kılığında zavallı romantik” izlemesi. Cennet–cehennem çatışmasını alıp liseye, günlük hayata, hafif ecchi ve romantik komedi sosuyla boca etmişler. Hem klasik “melek mi, ib...
Profesyonel bir anime editörü gözüyle söyleyeyim: overDress, “kart oyunu anime işte” diye geçilecek serilerden değil.
Görsel dil çok temiz ve akıcı; kamera açıları, renk paleti, sahne geçişleri resmen “bu maçı ciddiye al” diye bağırıyor. Kart savaş...
Aşırı tatlı seri ama müzikler full “generic otome BGM pack vol.1” gibi; fena değiller, kulağı yormuyor ama bölüm biter bitmez bir tane bile tema akılda kalmıyor, öyle söyleyeyim.
Klasik “kahraman vs iblis kral” bekliyorsan, burada onu ekonomi dersiyle, siyaset bilimiyle, tarım reformuyla falan kırpmışlar, üstüne romantik gerilim serpiştirip servis etmişler gibi düşün.
Neden izlemelisin?
- Savaşın kendisinden çok, “savaş ...
Kanojo mo Kanojo tam anlamıyla “beyin kapat, kahkaha aç” türü bir anime. Ciddiyet beklemeyeceksin, saçmalığın dibine vuruyor ama bunu o kadar bilinçli yapıyor ki kendini kaptırıyorsun. Genel atmosfer full enerjik, renkli, tempolu; karakterler zaten a...
Shironeko Project: Zero Chronicle tam böyle masalsı ama karanlık bir atmosferle açılıyor, siyah-beyaz karşıtlığını resmen havaya sinmiş gibi hissettiriyor. Gökyüzü, müzikler, o boşluk hissi… hepsi “dünyanın sonuna doğru yürüyoruz” vibe’ı veriyor. Çok...
Shonen seviyorsun, ecchi’den de çok kaçmıyorsun, üstüne biraz doğaüstü aksiyon, bol fanservice ve hafif romantik gerilim olsun diyorsan Ayakashi Triangle tam o “beyni rafa kaldır, keyfine bak” türü işlerden.
Klasik doğaüstü düşman–exorcist olayı v...
Wuliao Jiu Wanjie tam anlamıyla “bomboşken evrenleri resetlemek” kafası; atmosferi de tam o ruhu taşıyor. Ciddi sahnelerin ortasında bile hafif absürt, hafif umursamaz bir hava var, ama alttan alta kasvet ve gizem hiç bırakmıyor. Renk paleti, ritim, ...
Şeker pembe masal gibi başlayıp “ulan bu kadar da tapılmaz ki kıza” dedirten, toksik değil de bağımlılık yapan türden aşırı şımartılmalı romantika; tam kafa boşaltmalık, sıcacık ama yer yer fazla krema kıvamında.
Seishun Buta Yarou, ilk bakışta klasik “okul + güzel kız” diye geçilecek gibi duruyor ama çizim kalitesi bayağı tokat gibi. Renk paleti, arka plan detayları, karakter mimikleri… Her sahne screen-shot’lık neredeyse. Özellikle gece sahneleri ve deniz k...
Seishun Buta Yarou, ergenlik bunalımı diye geçiştirilen şeyleri öyle bi sakinlikte işliyor ki, kafana kafana vuruyor. Ama asıl olay müziklerde: o lo-fi’ye yakın, hafif melankolik soundtrack sahnelere cuk oturuyor, açıp tek başına dinlenir. Ending şar...
Seishun Buta Yarou, ilk bakışta “klasik okul animesi” diye geçeceğin ama tokadı sonradan gelen cinsten. Çizim kalitesi inanılmaz temiz; yüz ifadeleri, gözler, arka plan detayları gerçekten özenli. Renk paleti de hem sakin hem vurucu sahnelere çok yak...
Diyaloglar cuk oturmuş kanka; laf sokmalar, flörtleşmeler tam dozunda, ne kasıntı ne boş muhabbete kaçıyor. Özellikle prensle atıştıkları sahnelerde resmen sayfa çevirmeden duramıyorsun.
Seishun Buta Yarou’yu özel yapan şey bence net diyalogları. Klişe ergen dramı beklerken, karakterler şaşırtıcı derecede dürüst, zeki ve yer yer acımasız konuşuyor. Laf kalabalığı yok, her cümle ya karakteri açıyor ya da tokat gibi bir gerçek bırakıyo...