Migi to Dali, “sevimli ikiz çocuk” kılığında üstüne basınca çatırdayan bir psikolojik gerilim; tatlı ambalajlı rahatsızlık. İlk iki bölüm “e ne var bunda?” dedirtip, üçüncüden sonra “ben ne izliyorum şu an?” çizgisine geçiriyor.
Anime editörü gözü...
caylak
Diyaloglar resmen görgü savaşı gibi; laf sokmalar, yanlış anlaşılmalar, flört dozajı… Hepsi cuk oturuyor. Ne yapay geliyor ne de abartı—tam “fanfic olsa derim ki yazar çok uğraşmış” kıvamında doğal akıyor....
caylak
Let’s Play: Quest-darake no My Life beklediğimden çok daha sıcak ve komik çıktı, özellikle o final sahnesi… resmen “lan devamı nerede?” diye ekrana baktım kaldım. Kapanışı öyle bir yerde kesiyor ki hem tatlı bir nokta hem de deli gibi merak bırakıyor...
caylak
Kanojo mo Kanojo ilk bakışta klasik harem komedisi gibi duruyor ama karakter gelişimi beklenenden daha iyi işlenmiş bir seri. Naoya’nın “doğruluk takıntısı”, kızların kıskançlıkları ve güvensizlikleri bölüm bölüm yumuşayıp yerini daha olgun duygulara...
caylak
Ore wo Suki nano wa Omae dake ka yo ilk bakışta klişe lise romantik-komedisi gibi duruyor ama atmosferi baya keyifli; hafif, rengârenk, absürt mizahla dolu. Karakterlerin iç sesleri, kırılan klişeler, sürekli ters köşeler derken bölümler yağ gibi akı...
caylak
Gate öyle bir anime ki, “ya keşke bizim ordu başka dünyaya geçse de ortalığı karıştırsa” fantezisini alıp ciddiye almışlar gibi. Modern ordu, ejderha, elf, ortaçağ krallığı… hepsi aynı sahnede dolanıyor. Savaş sahneleri tatmin ediyor, politik kısım d...
caylak
UQ Holder! Mahou Sensei Negima! 2, çizim kalitesiyle baya tatlı duran bir seri. Karakter tasarımları hem modern hem de Negima havasını koruyor, aksiyon sahneleri akıcı, efektler de göze çok hoş geliyor. Renk paleti capcanlı, özellikle gece sahneleri ...
caylak
Gate: Jieitai Kanochi nite, Kaku Tatakaeri beklediğimden çok daha iyi sardı, özellikle müzik tarafı şahane. Açılış ve kapanış şarkıları tam “savaşa gidiyoruz ama yanımızda waifu da var” kafası, hem epik hem hafif neşeli. Savaş sahnelerindeki orkestra...
caylak
Kardeşim “5-toubun no Hanayome” tam net “klasik harem klişesi” diye başlayıp, fark etmeden ciddi ciddi duygusal yatırım yaptığın serilerden.
Beşiz konsepti zaten başlı başına eğlenceli: Hepsi aynı yüz, beş farklı karakter, beş farklı travma, beş far...
caylak
Bu anime tam anlamıyla “temiz dayak sanatı” meraklılarına hitap ediyor.
Garouden, shounen klişesi “arkadaşlık, dostluk, power of nakama” falan değil; çıplak, kirli, ter kokan dövüş. Adamlar dövüş sahnesi çizerken “nasıl havalı görünür” değil, “bu d...
caylak
Let’s Play: Quest-darake no My Life tam “akıyor ama çizim kalitesi ne lan?” dedirten türden. Evet, animasyon şaheser değil, bazı sahneler resmen slayt geçiyor, ama karakter tasarımları tatlı, renk paleti sıcak, komedi de cuk oturuyor. Çizime çok takı...
caylak
Karakter gelişimi resmen level atlıyor: kız “klasik kötü niyetli soylu” kalıbından çıkıp kendi ayağı üzerinde duran, duygularını da kafasını da netleştiren bir tipe evriliyor; prens de tek boyutlu aşk manyağı değil, geçmiş travmalarını aşa aşa olgunl...
Soundtrack yağ gibi akıyor kanka; dramatik sahnede bam diye vuruyor, tatlı sahnede şeker gibi eriyor. Özellikle o hafif epik, keman ağırlıklı parçalar var ya, seriyi iki seviye yukarı taşıyor resmen....
caylak
UQ Holder! Mahou Sensei Negima! 2 tam olarak “eski shounen ruhu”nu modern ambalaja sarmış gibi duran bir seri. Hem hafif karanlık hem de geyik seviyesini hiç düşürmeyen bir atmosferi var. Ölümsüzlük, vampirler, büyü, dövüşler derken bölüm nasıl bitti...
caylak
Final sahnesi resmen “bad end” beklerken gizli “perfect route”e zıplamaktı; hem kalp ısıttı hem de “ulan keşke biraz daha sürseydi” diye ekrana boş boş baktırdı....
caylak