Chitose-kun wa Ramune Bin no Naka
GÜNÜN FAVORİSİ 9.0

Chitose-kun wa Ramune Bin no Naka

İNCELE & TARTIŞ

CANLI AKIŞ

Gate: Jieitai Kanochi nite, Kaku Tatakaeri ilk bakışta “askeri isekai” diye geçilebilecek bir seri ama müzikleri bambaşka level. Özellikle açılış ve savaş sahnelerindeki orkestral parçalar atmosferi deli gibi yükseltiyor; hem epik hem duygusal, baya ...

UQ Holder'ın müzikleri öyle efsane OST diye masaya vurmaz ama aksiyon girince gazı veriyor, açılış da bildiğin shounen damarını çat diye yakalıyor. Çok derin değil, ama kulakta kalan işi görüyor reis....

avatar caylak

Final sahnesi resmen “hadi sequel gelir belki” diye bırakılmış yarım mektup gibi… Hype var, potansiyel var, ama o kapıyı kapatacağına aralık bırakıp kaçmışlar. Tatmin değil, resmen tırmalıyor....

`UQ Holder!` karakter gelişimi konusunda baya “potansiyel var ama abi niye aceleye getirdiniz” hissi veriyor. Touta’nın büyüme süreci fena değil, bazı yan karakterler de parlıyor ama seri o kadar çok şeyi aynı anda anlatmaya çalışıyor ki gelişim yer ...

avatar caylak

Soundtrack konusunda UQ Holder tam “eh işte” kalıyor kanka; ne Negima’nın akılda kalan temaları var ne de sahneyi uçuran bir parça… Fon müziği gibi akıp gidiyor, bittikten sonra hatırlayanı yok....

Shironeko Project: Zero Chronicle beklentiye göre biraz underrated kalan bir seri ama çizim kalitesi baya hoş be kanka. Özellikle atmosfer, renk paleti, karakter tasarımları tam “fantastik masal” moduna sokuyor. Animasyon öyle uçmuyor ama sahne geçiş...

Eski usul shounen havasını al, üstüne hafif karanlık, bol fanservice, bol geyik ve “ölümsüz tayfa” kaosu ekle: UQ Holder tam olarak o kafa. Baştan sona mangalı, hafif edgy ama eğlenceli bir anime enerjisi var....

Kanojo mo Kanojo tam anlamıyla beyin yakan saçma ama acayip eğlenceli bir seri. Harem klişelerini alıp “daha ne kadar kaosa dönebilir?” diye üstüne basarak gidiyor. Final sahnesi ise resmen “devamı gelsin lan!” diye bağırtıyor, tam kıvama gelmişken k...

D-Frag! tam “ne izledim lan ben” dedirten kaotik komedilerden. Karakterler manyak, tempo hiç düşmüyor, şakalar bazen aptalca ama acayip iyi çalışıyor. Özellikle final sahnesi var ya, serinin bütün o saçma enerjisini tek noktada patlatıp yüzünde salak...

avatar caylak

Ore wo Suki nano wa Omae dake ka yo, ilk bakışta klasik romcom gibi durup sonrasında karakter gelişimiyle tokadı basan animelerden. Joro’nun “salak” hallerinden yavaş yavaş kendini sorgulayan, duygularını gerçekten tartan bir tipe evrilmesini izlemek...

Karakter gelişimi fena değil; özellikle Touta’nın toy delikanlıdan sorumluluk alan adama evrilmesi bayağı iyi işlenmiş. Ama bazı yan karakterler harcanmış, orası da serinin net eksiği....

FORUM GÜNDEMİ