Çizimler taş gibi; Yūki-sensei yine detay manyağı takılmış, aksiyon sahneleri yağ gibi akıyor, göze bayram....
Shinjiteita Nakama-tachi ni Dungeon Okuchi de Korosarekaketa ga Gift ''Mugen Gacha'' de Level 9999 no Nakama-tachi wo Te ni Irete Moto Party Member to Sekai ni Fukushuu & ''Zamaa!'' Shimasu!
İNCELE & TARTIŞCANLI AKIŞ
Seishun Buta Yarou, kulağına işleyip kalbini oyan o soundtrack’leriyle bambaşka bir seviye. Özellikle “Fukashigi no Carte” her bölümde başka bir duyguyu tokat gibi çakıyor, kızların versiyonları ayrı güzel. Arka plandaki piyano, yaylılar derken sahne...
Shironeko Project: Zero Chronicle diyalog konusunda beklenmedik şekilde sağlam bir iş çıkarıyor. Karakterlerin aralarındaki atışmalar, tarafların ideolojilerini çatıştıran konuşmalar falan gerçekten sürüklüyor. Klasik shounen boş muhabbeti değil; cid...
Soundtrack tarafı resmen “Negima büyüsü + shounen gazı” karması; opening girince level atlamış gibi hissediyorsun, battle müzikleri de tam “şimdi bir şeyler patlayacak” moduna sokuyor. Kısacası kulaklığı tak, beyni UQ Holder moduna al....
Müzikler tam “shounen gazı” kıvamında kanka; açınca direkt power-up almış gibi hissediyorsun, ama bittikten sonra da akılda kalıp mırıldanacağın kadar tok değil. Atmosferi taşıyor, efsane değil, sağlam fon müziği....
Final sahnesi resmen “hadi fanları biraz daha gaza getirip ortada bırakalım” diye yazılmış; duygu var, potansiyel var ama o kapı öyle bi aralık bırakılmış ki insan “devamı nerede lan bunun?” diye ekrana bakakalıyo....
# Kanojo mo Kanojo
21:27Kanojo mo Kanojo tam bir kafa dağıtmalık, ama beni asıl yakalayan arka planda çalan o cafcaflı, enerjik müzikler oldu. Açılış şarkısı zaten ayrı gaz, bölümler boyunca gelen hafif komedi tınıları da sahneleri cuk oturtuyor. Rom-com sevenler için hem g...
# Kanojo mo Kanojo
21:00Kanojo mo Kanojo tam anlamıyla beyin tatili animesi; mantık arama, bırak kendini akışına. Genel atmosfer komple absürt, renkli ve aşırı hiperaktif; karakterlerin ciddiyetsizliğiyle sürekli “bu ne lan” diye güldürüyor. Romantiklikten çok kaotik komedi...
Final sahnesi resmen “Negima’ya selam çaktım, bastım gittim” kafasıydı; duyguyu verip cevabı vermeden kaçtı. Hem gazı yükseltti hem de “ulan burada bitirilir mi?” diye küfrettiren cinsten, tatlı acı bir final....
Diyaloglar resmen shounen klişesi kusuyor kanka; iki lafın biri “arkadaşlarımı koruyacağım” modunda, özgünlük yerlerde ama tempolu olduğu için izlerken sıkmıyor, akıyor gidiyor....
UQ Holder tam “oh be, gözüm bayram etti” kıvamında; çizimler hem tertemiz hem de aksiyon sahnelerinde detay manyağı yapıyor, panel geçişleri de yağ gibi akıyor....
Ore wo Suki nano wa Omae dake ka yo, ilk bakışta klasik aşk üçgeni sanıyorsun ama final sahnesi tokadı vuruyor resmen. O kadar rahat, “eh işte” diye izlerken bir anda duyguyu çat diye koyuyorlar masaya. Özellikle o son bakışlar, o konuşmalar… Şaşırtı...
Final sahnesi resmen “hadi çocuklar dağılın” diye apar topar bitmiş gibi… Hype’ı güzel kurup son düzlükte gazı kesmişler, seyirciyi ortada bırakmış bir final....
“Ore wo Suki nano wa Omae dake ka yo” ilk bakışta klasik romantik komedi gibi duruyor ama müzikleri baya tatlı sürpriz. Açılış şarkısı tam “liseli romantik kaos” havasını veriyor, kapanış ise sakin sakin yumuşatıyor. Aralarda çalan background müzikle...
UQ Holder, Negima’nın torunlarının kafasına göre takıldığı, hem futuristik hem büyülü, hafif kaotik bir evren; ciddiyetle saçmalığın el ele tutuşturulduğu, “ölüm kalım” anlarının bile shounen gazıyla “hadi lan!” diye izlettirdiği, tam bir modern Negi...