Kuroiwa Medaka ni Watashi no Kawaii ga Tsuujinai
GÜNÜN FAVORİSİ 8.6

Kuroiwa Medaka ni Watashi no Kawaii ga Tsuujinai

İNCELE & TARTIŞ

CANLI AKIŞ

Seishun Buta Yarou, ilk bakışta klişe bir lise animesi gibi durup sonra suratına tokadı çakan türden. Ortam sürekli hafif melankolik ama boğmuyor; deniz kenarı, akşamüstü renkleri, sakin müzikler… Üstüne Sakuta’nın umursamaz ama aşırı gerçekçi tavrı ...

avatar caylak

Kanojo mo Kanojo tam beyin yakan saçma komedi, ama esas tatlı darbe müziklerden geliyor. Açılış şarkısı zaten kafaya kazınıyor, bölüm bitince kendini mırıldanırken yakalıyorsun. Arka plandaki hafif, hareketli ost’lar da sahnelerin absürtlüğünü ikiye ...

Ore wo Suki nano wa Omae dake ka yo, ilk bakışta klişe romantik komedi gibi duruyor ama çizim kalitesi şaşırtıcı derecede eli yüzü düzgün. Renk paleti canlı, karakter tasarımları akılda kalıcı, mimikler tam yerinde; komedi anlarında surat ifadeleri a...

Kız resmen “karton kötü kız”dan “travmalarıyla yüzleşmiş, kendi ayakları üstünde duran kraliçe adayı”na evriliyor; adam da tipik buz prensi modundan çıkıp “aşık olmuş, duygularını saklayamayan manyak level yandere prens”e dönüşüyor. Karakter gelişimi...

avatar caylak

Shironeko Project: Zero Chronicle ilk bakışta klişe fantezi gibi duruyor ama karakter gelişimi fena tokatlıyor. Prens’in masumiyetten karanlığa kayışı, Işık Prensesi’nin vicdanıyla didişmesi… İkisi de adım adım değişiyor, kararlarının ağırlığını hiss...

UQ Holder! Mahou Sensei Negima! 2, hikâyesi ayrı güzel ama beni asıl koparan müzikleri oldu. Açılış-kapanış şarkıları hem gaz hem de tam anime havasında, aksiyon sahnelerinde giren ost’lar da bayağı tokatlıyor. Karakterler fena değil, tempo da hızlı,...

Kız resmen “klişe kötü aristokrat” etiketiyle başlıyor, bölüm ilerledikçe o etiketi lime lime edip kendi karakterini yazıyor. Yan karakterler bile level atlıyor, tek boyutlu kimse bırakmamışlar. Karakter gelişimi olarak: klişe iskelet, üstüne el emeğ...

avatar caylak

Başta klişe “kötü niyetli soylu kız” diyip geçiyorsun ama seri resmen karakter gelişimi speedrun'u yapıyor: kız travmasını ezilip büzülerek değil, bile isteye "ben artık böyle yaşamayacağım" diyerek aşıyor; prens de düz yakışıklı dekor olmaktan çıkıp...

Mob Psycho 100 ilk bakışta “bu ne lan, çocuk mu çizdi” dedirtiyor ama işte olayı da tam orada. Bilerek o kadar sade, abartılı ve yamuk yumuk; duygu patlamaları geldi mi sahne resmen coşuyor. Sakuga anlarında ağzın açık kalıyor, mizahla dramı öyle güz...

FORUM GÜNDEMİ